Amerika'da Yatırım

Küçük bir işletmeye başlamak hem zor hem de sizin avantajınıza olabilir. Aşağıdaki adımlar bu zorlu yolculukta işinize yarayabilir.

Kendi işinizi kurmayı düşünüyorsanız, aklınızda birçok soru olması gayet normal. Birçok kişi size tavsiye verecektir ya da siz birçok bilgiye kendiniz ulaşabilirsiniz.

Peki, bunlardan hangisi sizin için uygun?

Öncelikli olarak bir işletmenin kurulumunun ve idaresinin tek bir yolu olmadığını söyleyebiliriz. Bu konuda bir hayli kafa yormanız, ince eleyip sık dokumanız gerekecektir.

Bir İşletmeye Başlamak İçin 10 İpucu

Aşağıdaki adımlar bu süreçte size yol gösterici olabilir.

Bir iş yeri açmak genel manada bir öğrenme yani tecrübe sürecidir. Fikirlerinizi hayata geçmek için aceleci olmayın fakat fırsatları ele geçirdiğinizde de zamanınızı iyi değerlendirin.

Gerekli adımları atmak kaydı ile ne kadar erken aksiyon alırsanız başarı şansınız o derece artacaktır. Fikrinizi hayata geçirirken aşağıdaki adımlardan faydalanmanız sizin yararınıza olacaktır.

1. Mazeretleri Bir Kenara Bırakın

Birçok kişi girişim fikirlerini hayata geçirmemekte ve bunun için birçok mazeret üretmektedir.

Şeytanın avukatı olmayın ve çıkabilecek engelleri sıralayıp kendinizi yıldırmaktansa bu sorunları nasıl asabileceğinize odaklanın. Riske atacağınız şeyler para, zaman, emek vb. olabilir; fakat elde edeceğiniz kazancın size sağlayacağı gelecek bir işi başarmış olmanın hazzının hiçbir şeyle karşılaştırılamayacağından emin olabilirsiniz.

2. Etrafınıza Kulak Verin

Aileniz, arkadaşlarınız, okuduğunuz kaynaklar, izleyeceğiniz videolar ve daha birçok kaynaktan elinizden geldiğince faydalanın. Mümkünse işinize yarayacağını düşündüğünüz hususları anında not alın.

Bu şekilde fikirleriniz olgunlaşacak ve aklındaki soru işaretleri cevaplanacak veya en azından nasıl cevaba ulaşacağınız konusunda bir fikriniz olacaktır.

Fikirlerinizi paylaşın ve geri bildirimleri dinleyin. Bu konuda seçici olun. Unutmayın ki birçok kişi fikrinizi beğenmeyecek ve size vazgeçirmeye çalışacaktır.

Bunlara kulağınızı tıkamayın; fakat kayda değer eleştirileri de kulak ardı etmeyin. Bunun yanısıra sırf siz üzülmeyin diye sizi yanlış yönlendirebilecek kimseleri de samimi olmaları ve gerçekten ne düşünüyorlarsa sizinle paylaşmaları konusunda cesaretlendirin.

Eğer fikrinize benzer projeler hayata geçirilmiş ve başarılı olmuşsa bu konuları inceleyin ve atılan adımlardan kendinize düşen payı çıkarın. İş hayatında başarılı olmuş dünya çapındaki iş insanlarının hayat tecrübelerini araştırın ve kendi yaşantınızda uygulayabileceğinizi düşündüğünüz konuları hayata geçirin.

3. Hangi Derde Derman Olacaksınız

Ürünün nasıl satacağından ziyade fikriniz hangi sorunu çözecek buna odaklanın. Emin olun eğer gerçekten bir problemi çözebiliyorsanız er ya da geç projenize talep olacaktır.

Özgün fikirler her zaman başarılı olma ihtimali daha yüksek projelere dönüşür; fakat benzer çalışmaları daha verimli, daha ekonomik ya da daha hızlı hayata geçirebilmek de size başarıya götürebilir.

Dolayısıyla ilgi alanınızdaki çalışmaları iyi okuyun ve bir adım öteye nasıl götürebileceğiniz konusuna kafa yorun. İcat edilecek her şey henüz bitmedi! Her gün binlerce patent müracaatı oluyor.

Mutlaka bir üst seviyeye çıkabilecek projeler, daha kullanışlı ürünler, hiç kimsenin aklına gelmemiş hizmetler keşfedilmeyi bekliyor aksi takdirde hala Windows 95 kullanıyor olurduk.

4. Zorlaştırmayın Kolaylaştırın

Fikrinizi hayata geçirirken detaylarda boğulmayın. Etrafınızı dinlemek, piyasa araştırması yapmak, örnekleri incelemek, kafanızı bulandırmak yerine karışık meseleleri basite indirgemek için kullanılmalıdır.

Eğer her şeyi çok karmaşık hale getirirseniz gücünüz bir yerde bitecek ve pes edeceksiniz. Bunun yerine basitleştirme, sadeleştirme yolunu seçin. Hem kuş hem deve yapmaya çalışarak ortaya deve kuşu gibi ne deveye ne de kuşa benzer saçma bir ürünle baş başa kalabilirsiniz.

Ortaya koyduğunuz ürün idame edilebilir olmalıdır. Diğer bir deyişle, piyasaya tanıttığınız ürün seri üretilebilmeli, bundan beş on sene sonra da üretimine devam ettirilebilir olmalıdır.

Hammade sağlayıcılarınız, hizmet aldığınız kişi ve kurumlar sizinle çalışmaya devam edebilecek mi, aynı veya daha uygun şartlarda üretime devam edebilecek misiniz, değişen piyasa şartlarına ayak uydurabilecek misiniz? Eğer bu sorulara bile cevabınız yoksa çok emek vererek umut bağladığınız ürününüz kısa bir süre sonra elinizde kalabilir.

Basit, idame ettirilebilir, kaliteli ve bir sorunu çözen bir ürün ortaya koymaya çalışın.

5. Maliyet Hesabı Yapın

İş fikrinizi hayata geçirmenin size ne kadara mal olacağını hesap edin. Evdeki hesabın çarşıya uymayacağı bilinciyle bu maliyetin belki iki misli belki de daha fazlası harcama yapmanız gerekeceğini unutmayın.

Aklınızın köşesinden bile geçmeyen kalemler karşınıza çıkacaktır, buna hazırlıklı olun.

Varınızı yoğunuzu tek bir kaleme bağlamayın. Başınızı sokacağınız bir ev, bakmanız gereken aileniz, karnı doyması gereken çocuklarınız olduğunu unutmayın. Bu standartları sağlayabileceğiniz ekstra bir birikiminiz olmalı zira şirket kurulumunun ilk safhalarında mali olarak getirisi olmayabilir hatta belki cebinizden harcamanız gerekecek.

Bu hususları göz önünde bulundurduktan sonra gerçekte ne kadar sermayeyi işinize bağlayabileceğinizi hesap edin.

Bir İşletmeye Başlamak İçin 10 İpucu

6. Başta Hiç Para Kazanamayacakmışsınız Gibi Hazırlıklı Olun

Amerika’da yemek sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin yarısı ilk seneyi tamamlayamadan iflas bayrağını çekmektedir. Diğer sektörlerde de benzeri riskler söz konusudur. En az bir sene hiç para kazanmayacakmış gibi hazırlıklı olmaksınız. Yani hem kendinizi ve ailenizi geçindirecek hem de firmanızı idame ettirebilecek birikiminiz olması gerekmektedir.

Başarısız olabileceğiniz ihtimalini göz önünde bulundurun. Hiç kimse batmak için iş kurmaz; fakat bu da hayatın bir gerçeğidir. Alabileceğiniz darbelere karşı hazırlıklı olmalı, düşseniz de tekrar ayağa kalkabilmelisiniz.

Her zaman en kötüsüne hazırlıklı olun. Eğer planlarınız tutar senaryo başarılı olursa ne mutlu…

Alternatif planlarınız hatta alternatif gelir kaynaklarınız olsun. Tüm yumurtaları tek bir sepete koymayın, riski dağıtın.

7. Koşmadan Önce Yürümeyi Öğrenin

Aceleci olmayın. İşleriniz iyi gidiyorsa hemen ikinci üçüncü şubeyi açmak için yarışmayın. Mevcut işinizin ayaklarının yere basmasına izin verin.

Büyümek her zaman başarılı olmak anlamına gelmeyebilir. Amiyane tabirle gaza gelmeyin. Kendi kendini idame edebileceğine emin olduğunuz iş kolunu geliştirmeye çalışın.

Eğer mevcut bir işiniz varsa, örneğin bir yerde maaşlı çalışıyorsanız, aynı anda fikrinizi hayata geçirirken mümkünse bu işinize davam edin. Mevcut hayat standardınızı koruyabilecek kadar iyi kazandığınızı düşündüğünüz anda işletmenize yoğunlaşmak ve geliştirmek için maaşlı işinizden ayrılabilir artık kendi şirketinizin patronu olabilirsiniz.

Unutmayın her şeyin doğru bir zamanı vardır. 1000 kere ölçün bir kere kesin. Yapacağınız hatanın geri dönüşü olmayabilir. Aceleci olmayın!

8. Fikriniz Hakkında Konuşun

Düşüncelerinizi paylaşın. Eleştirilerden korkmayın aksine bunlardan ders çıkarmaya çalışın. Ne kadar çok kişiyle fikir teorisi yaparsanız sizin için o kadar faydalı olacaktır.

Gerçek başarıyı elde etmek için şirketinizin ortaya koyduğu ürünü pazarlayabiliyor olmalısınız. İnsanların ilgisini çekmeyecek bir ürün elinizde kalacaktır. Buna engel olmak için piyasa araştırması yapın.
Eleştirileri özümsemek her zaman kolay değildir fakat bunlara kulağınızı tıkamak size bir fayda sağlamaz.

Tüketicileri dinleyin, gereksinimlerini öğrenin. Elde ettiğiniz geri bildirimleri nasıl hayata geçirebileceğiniz konusunda kafa yorun. Bunu başarabilmek için zaman ve emek harcamanız gerekmektedir.

Yeni bir işletmenin tutunabilmesi ve hayatta kalabilmesi doğru adımların zamanında atılmasından geçer, bunu sağlayabilmek için de etrafınızla olan iletişiminizi her zaman canlı tutmaya özen gösterin.

Değişikliklere zamanında refleks göstermek çok kritiktir. Zamanında alınmayan kararlar, daha sonra büyük sorunlara yol açabilir. Sizin ve şirketinizin algıları açık olmalı tüketicileri, pazarı ve trendleri yakından takip etmelisiniz.
Fikirleriniz konusunda açık görüşlü olun ve doğru bildiğiniz konularda kendinize güvenin.

Yanlışınızı da kabul etmesini bilin. Zararın neresinden dönerseniz kardır. Gözlerinizi kapatarak, etrafınızla ilişkilerinizi kopartarak doğru adımı atamazsınız. Doğru bildiklerinizi savunmaktan çekinmeyin; fakat kendi doğrularınıza da körü körüne bağlı kalmayın. Bunun yolu da fikirlerinizi paylaşmaktan ve geri bildirimleri iyi analiz edebilmekten geçer.

9. Kanun ve Kurallardan Sapmayın

Bir işletme kurmak mevcut kanun ve kurallara bağlı olmayı gerektirir. Yapacağınız bir hata ileride sizin ve şirketiniz için çok büyük zararlara yol açabilir. Bunun bilincinde olarak atacağınız adımları yasalar çerçevesinde planlayın.

Muhasebe kayıtlarınız, şirket evraklarınız, gerekli lisanslarınız ve yapacağınız iş sözleşmeleri konusunda işin profesyonellerinden yardım alın.

Yapacağınız küçük hesaplar karşınıza çok büyük cezalar olarak çıkabilir. Günü kurtarmaktan ziyade şirketinizin geleceğini düşünerek hareket edin. Yağmurdan kaçarken doluya tutulmayın.

10. Duygularınızı ve Mantığınızı Dengeleyin

Başarılı bir iş fikrinin en önemli bileşenlerinden biri tutkudur. Tutku, işinizi büyütmek ve süreçlerinizi iyileştirmeniz için sürekli olarak sizi yönlendirecektir; fakat duygularınızın mantığınızın önüne geçmesine müsaade etmeyin.

Fikirlerinizi paylaşın, danışın, soru sormaktan çekinmeyin. Körü körüne duygulara saplanmak yerine avukat, muhasebeci, sektör temsilcileri gibi Profesyonellerden yardım alın.

Duygularınızla mantığınızı dengeleyebildiğinizde başarıya ulaşabileceğinizi unutmayın. Tutku olmadan ruhsuz bir bedenden farkı olmayan bir şirkete sahip olacağınızı, mantık olmadan frensiz bir araba gibi firmanızı uçurumdan yuvarlama riski taşıdığınızı aklınızdan çıkarmayın.

KONU İLE İLGİLİ YORUM YAPIN: